a
  • Ege Gazete
  • Gündem
  • Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül’ün bektaşi yolculuğu, derviş ve bektaşilik ne demek?

Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül’ün bektaşi yolculuğu, derviş ve bektaşilik ne demek?

Ekranların sevilen yüzleri ve çiftlerinden olan Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül’ün bektaşi yolculuğu yaptığı ortaya çıktı. Hatta Kadir Doğulu’nun son yıllarda gelişim gösterdiği için Ali Suphi tarafından Derviş‘lik mertebesine yükseltilmiş.

Magazin gündemine düşen bu haber, İstanbul’da bir mekandan çıkarken arkadaşının Kadir Derviş olarak seslenmesi üzerine ortaya çıktığı konuşuluyor. Peki dervişlik ne demek? Ali Suphi kimdir? Osman Güre kimdir? gibi yapılan sorularına cevaplar detaylarda verildi.

kadir doğulu neslihan atagül

Zaten ünlü karı kocanın Bektaşilik yolculuğuna çıktığı ve Ankara’da yaşayan Prof. Dr Ali Osmay Güre’nin de kendilerine mentörlük yaptığı biliniyordu ama konunun Bektaşiliğin dışında farklı bir boyutta olduğu iddiası konuşuluyor.Kulislerde dolaşan bilgilere göre Ali Suphi lakabını kullanan Ali Osmay Güre’ye, aralarında Kadir Doğulu, Neslihan Atagül, Murat Dalkılıç, Sitare Akbaş ve Tansel Öngel’in de de bulunduğu bir grup ünlü oyuncu ve müzisyen “Baba” diye hitap ediyor.Onlara göre Bektaşi olabilmek ve kurulan sofralarda yer alabilmek için “baba”dan “nasip almanız” gerek…

“MADDİ VE MANEVİ YARDIMLAŞMA İÇİNDELER”

Rakıya “dem” diyen bu grup aralarında özel bir kardeşlik bağı kurmuş durumda, maddi ve manevi yardımlaşma içinde ve birbirlerini seçilmiş, çok başarılı, özel insanlar olarak görüyor… Erkekler kadınlara bacı diyor.Evlerinde kurulan sofralar ve şapka ve kıyafetle yaptıkları dua toplantıları saatlerce sürüyor. Zaman zaman toplantılara “kardeşlerimiz” dedikleri çocuklar da katılıyor.Buluşulan sofranın kuralları bulunuyor, mesela “baba” yemeğe başlamadan kimse başlamıyor, baba konuşmadan kimse konuşmuyor, telefonlara bakılmıyor.

HERKESİN YENİ BİR ADI VAR

Ayrıca herkesin yeni bir adı var; mesela Murat Dalkılıç’ın diğer adı “Keremcan”, Tansel Öngel’in ise “Fethican”…Adını “Kadir” vurgusuyla kullanmaya devam eden Kadir Doğulu ise son yıllarda gösterdiği gelişim sayesinde Ali Suphi tarafından “dervişlik” mertebesine yükseltilmiş.

‘DERVİŞ’ DİYE SESLENİYORLAR

Bu yüzden yakın çevresi ünlü oyuncuya “derviş” diye sesleniyor. Alim Yapım şirketini kuran Doğulu, eşi Neslihan Atagül’ün de içinde olacağı yeni projeler yapmak, müzik albümleri piyasaya çıkarmak ve bu bilgileri tüm dünyaya yaymak istiyor.

NESLİHAN ATAGÜL, SEFİRİN KIZI’NDAN BU YÜZDEN Mİ AYRILDI?

Bu arada “baba”nın lafından çıkmayan ve her konuyu danışan çiftten Neslihan Atagül’ün “Sefirin Kızı”ndan da bu nedenle ayrıldığı söylentisi var. Dizinin son sezonunda sağlık sorunları yaşayan oyuncunun projenin kendisine iyi gelmediğini belirten “baba”nın da izniyle projeden ayrılmaya karar verdiği öne sürülüyor.

“BACI DERKEN…”

Öte yandan ekibin önde gelen isimlerinden Murat Dalkılıç’ın kendisiyle aynı inanç sisteminde yaşayan ve eski sevgilisi Hande Erçel’in de arkadaşı olan Sitare Akbaş’a başta “bacı” derken, ilerleyen dönemde sevgili olduğu ifade ediliyor. Ayrıca Murat Dalkılıç’ın ekibe ilk katıldığı dönemde Hande Erçel’i de bir kez dua sohbetine götürdüğü ancak ünlü oyuncunun daha sonra yakın çevresinden de gelen tepkiyle hem Dalkılıç’la hem de arkadaş ortamıyla tüm bağını kestiği belirtildi.

Bektaşilik Nedir? Nasıl Bektaşi Olunur?
Bektaşilik, Hacı Bektaş Velî tarafından Anadolu’da 13. asırda kurulmuş, mezhep özellikleri taşıyan bir tarikattır. Hacı Bektaş Menâkıbını anlatan Velayetnâme’ye göre Hacı Bektaş Horasan’dan gelmiş olup Babaî halifelerindendir. Bâtınî esaslara dayalı bir tarikat olan Bektaşîlikte Ahîlik ve Babaîliğin büyük etkisi vardır. Hacı Bektaş’ın vefâtı üzerine Balım Sultan halîfe olmuştur. Anadolu’da Bektaşîliğin en koyu temsilcileri Alevîlerdir. En çok, Sivas, Tokat, Adana, İçel dolaylarında revâçtadır.

Bektaşîlik diğer tarikatlar gibi İran etkisinde değildir. Edebiyatı ve kültürüyle Türklere mahsus bir tarikattır.

Bektaşîlik iki ana kola ayrılır: Çelebiler kolu ve Babagân kolu. Her ikisinde de iki çeşit âyîn vardır. Âyin-i Cem ve âyini ikrâr.

Bektaşîliğe göre tevhîdin üç mertebesi vardır:

İlki telkîndir. Burada sâlik şeriat kapısından tarikata girmiş olur.
İkincisi libâstır. Burada sâlik mârifet libâslarını giymiş olur.
Sonuncusu ise ahâdiyyet mertebesidir. Burası fenâ-fi’l-hâdiyet’tir. Sâlik için tarikata girmenin çeşitli merasimleri vardır.
Bektaşîlik, yeniçerilerin resmî tarikatı olduktan sonra Türk kültüründe köklü bir yer edinmiş ve zamanla bozularak özelliklerini yitirmiştir. Hatta sonunda Bektaşî kelimesi “kayıtsız, pervasız, rind, laübâlî meşrep” mânâlarına gelmiştir. Fıkralara konu olan bektaşîler bu türdendir.

Bektaşîlik 5 kademede gerçekleşir:

  1. Muhib: Kefâletle tarikata yeni giren kişi.
  2. Derviş: Muhiblerin ikrâr vermesi.
  3. Halifelik: Liyâkati görülen baba veya dede diye de bilinen sarık kullanma yetkisine sahip olanlar.
  4. Mücerretlik: Hacı Bektaş’ın yaptığı gibi hiç evlenmeyen liyakatli dede veya babalar bu mertebeye getirilir. Bunların sağ kulakları delinir, küpe takılır, kendilerini tarikata adamışlardır.
  5. Halîfelik: Tarîkatin en üst derecesi olup, çırağ, tuğ, alem ve sofra sahibi olurlar. Âyin-i cem­lerde 40 kurban kesilerek başlarına siyah sarık sararlar, icâzetli kabûl edilirler ve muhib yetiştirirlerdi.

Bektaşîlik, Alevîlikte olduğu gibi 12 imama saygı gösterir. Bazılarına göre şeriat hükümleri zâhir ehline göre olup, namaz kılmaz ve oruç tutmazlar.

Özellikle yeniçeri şâirleri Bektaşîlikten fazlaca söz ederler.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.